E-ticarette tüketicilerin ödeme sayfalarında dikkat etmesi gerekenler

tuketicilerin-dikkat-etmesi-gerekenler

 

E-ticarette tüketicilerin en çok sorun yaşadıkları ya da sepeti terk ettikleri yerlerden biri de ödeme sayfaları. Tüketicilerin ödeme sayfalarında kafalarını karıştıran unsurların olması, onların sepeti terk etmelerine neden olabiliyor.

Ancak e-ticaret şirketlerinin yanı sıra tüketicilerin de ödeme sayfalarında dikkat etmesi gereken unsurlar bulunuyor. Bu öğelere dikkat edilmesi halinde tüketiciler güvenli bir şekilde online olarak alışverişlerini tamamlayabilirler.

SSL sertifikası

Tüketicilerin bir internet sitesinde ilk olarak dikkat etmeleri gerek, sitenin SSL sertifikasına sahip olup olmadığıdır. SSL sertifikası, tüketicinin internet tarayıcısı ile e-ticaret şirketinin sunucusu arasında yapılan veri transferlerini şifreleyen özel bir protokoldür.

Yani, SSL sertifikası ile kredi kartı ve diğer kullanıcı bilgileriniz sunucu üzerindeki şifreleme işlemi sayesinde üçüncü şahısların eline geçmez. Online satış yapan şirketlerin SSL sertifikasına sahip olması zorunludur.

Bu nedenle güvenliğiniz için alışveriş yaptığınız sitelerde SSL sertifikasının olup olmadığına dikkat etmeniz oldukça önemli. Bu sertifikalar genellikle sitenin en alt bölümünde ve ödeme sayfalarında gösterilir.

3D Güvenlik

3D Güvenlik ya da 3D Secure olarak bilinen sistem de tüketicilerin dikkat etmesi gereken unsurlardan biri. Online alışverişlerde güvenliği sağlayan bir diğer sistem olan 3D Güvenlik’te, tüketici kredi kartı bilgilerini internet sitesine girdikten sonra, cep telefonuna bankadan bir mesaj gelir.

Bu mesajda tek kullanımlık bir şifre bulunur ve tüketici bu şifreyi, e-ticaret sitesi üzerinde açılan panelde bu tek kullanımlık şifreyi girerek alışverişini tamamlar.

3D Güvenlik, tüketicilerin bilgileri dışında kredi kartları ile alışveriş yapılmasını önler. Ödeme ancak telefona gelen kodun, site üzerinde girilmesi ile tamamlanır. E-ticaret sitelerinde 3D Güvenlik sisteminin yer alıp almadığını da kontrol etmek bu nedenle önemlidir.

Mesafeli Satış Sözleşmesi

E-ticaret şirketlerinin internet üzerinden satış yapabilmeleri için Mesafeli Satış Sözleşmesi sunmaları gerekmektedir. Online yapılan alışverişler, 4077 sayılı Kanun’un 9/A maddesinin şuan yürürlükte olan mevzuatı uyarınca Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’e bağlıdır ve bu sözleşme olmadan şirketlerin satış yapmamaları gerekmektedir.

Bu sözleşme genellikle ödeme işlemleri sırasında kullanıcıya sunulur. Tüketicilerin bu sözleşmeye dikkat etmeleri gerekiyor. Eğer şirket bu sözleşmeyi size alışverişin herhangi bir aşamasında sunmuyorsa, bu siteden alışveriş yapmamalısınız.

Ödeme seçenekleri

Ödeme sayfalarında tüketicilerin dikkat etmesi gereken bir diğer unsur ise ödeme seçenekleri olacaktır. E-ticaret şirketinin hangi ödeme seçeneklerini sunduğunu size göstermesi gerekmektedir. Böylelikle tüketiciler kendilerine en uygun olan ödeme seçeneğini kullanabilirler.

-E-ticarette en çok kredi kartı ile ödeme kullanılsa da, kapıda ödeme, havale ve EFT gibi seçeneklerin de yer alıp almadığını kontrol edebilirsiniz.

Bu seçeneklerin yanı sıra kredi kartı dışındaki ödeme alternatiflerini seçtiğinizde şirketin ekstra bir bedel isteyip istemediğini de dikkat etmeniz gerekir. Çoğunlukla kapıda ödeme sistemi kullanıldığı zaman kullanıcıya ekstra bir bedel ödetilir. Bunun nedeni ise ödeme işleminin kargo teslimatı sırasında kurye tarafından yapılıyor olması ve e-ticaret şirketinin kargo firmasına belli bir komisyon veriyor olması.

Ödeme sayfasına geldiğinizde kapıda ödeme seçeneğini tercih edecekseniz, bu hizmet bedelini öğrenmeniz gerekiyor. Bunu da e-ticaret şirketinin size sunması gerekiyor.

Kredi kartı ile taksitli ödeme yapacaksanız, dikkat etmeniz gereken bir diğer unsur ise ürünün taksitli fiyatının ne kadar olacağıdır. E-ticaret şirketlerinin farklı taksitlere göre ürünün fiyatının ne kadar artacağını size sunması gerekir.

Kargo ve KDV ücretleri

E-ticarette tüketicilerin en çok dikkat etmeleri gerekenlerden biri de kargo ücreti ve ürünün KDV’li fiyatları. Birçok e-ticaret sitesi belli bir fiyatın üstüne ücretsiz kargo seçeneği sunuyor olabilir. Ancak bu ücretin altındaki ürünlerde kargo bedelinin ne kadar olacağını da sunmaları gerekiyor.

Tüketici olarak ödeme sayfalarında kargo ücretlerine dikkat etmeniz gerekiyor. Kargonun şirket tarafından mı yoksa sizin tarafınızdan mı ödeneceğine ödeme sayfalarında yer verilir.

Bunların yanı sıra ürünlerin KDV’li fiyatlarına da dikkat edilmesi gerekiyor. Bazı e-ticaret siteleri ana sayfada ya da ürün sayfalarında gösterdikleri fiyatlara KDV’yi dahil etmeyebiliyor. Bu durumda da tüketici yanılabiliyor. Sepetine ürünü ekliyor ve ödeme sayfasına geldiğinde beklediğinden daha fazla bir fiyatla karşılaşıyor.

Bu tip durumlarla karşılaşmamak için ürünlere bakarken fiyatlara KDV dahil olup olmadığını da incelemeniz gerekiyor.

dwewwe

Bayram tatilinde dönüşümlerinizi artırmanın 3 yolu;

meee

dwewwe

Sosyal medyada etkileşimi en yüksek gün ve saatler;

Hakan 2

 

Markaların sosyal medya performanslarını artırabilmeleri için, bu mecralardaki etkileşimlerini de artırmaları gerekiyor. Reklam bütçesi ayırmadan da kullanıcılara ulaşılabildiği için de sosyal medya, markalar için en önemli araçlardan biri.

Bundan en üst derecede faydalanmak için de şirketlerin, sosyal medyada en ideal paylaşım zamanlarını bilmeleri gerekiyor.

Doğru saatlerde ve günlerde paylaşım yapmak, içeriklerinizin daha çok görülmesini, daha çok tıklanmasını ve etkileşiminin artmasını sağlar.

Tabii ki burada Facebook konusunda bir uyarı yapmak da fayda var. Facebook algoritmaları gereği paylaşımlarınızı reklam vermediğiniz takdirde tüm takipçilerinize göstermiyor. Ancak doğru saatlerde paylaşım yaptığınızda, organik eriştiğiniz kitlenin de daha çok ilgisini çekebilir ve etkileşiminizi artırabilirsiniz.

Sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili yapılan bazı araştırmalardan ortaya çıkan bilgiler doğrultusunda farklı sosyal ağlar için en iyi saat ve günleri aşağıda sizinle paylaşıyor olacağız.

Facebook

2014’te yapılan araştırmalara göre:

Facebook’ta paylaşım yapmak için en iyi anların saat 13:00 ile 16:00 arası olduğu belirtiliyor.
Özellikle Çarşamba günleri saat 15:00’da yapılan paylaşımlar en çok etkileşimi alıyor.
Paylaşım yapılacak en kötü gün ve saatler ise hafta sonu sabah 08:00’den önce ve akşam 20:00’dan sonra.
Fotoğraf kullanılan paylaşımlar, link ya da düz yazılı paylaşımlara kıyasla yüzde 53 daha fazla beğeni alırken, yüzde 104 daha fazla yorum alıyor.
2015 yılında yapılan araştırmalar Facebook tarafında işlerin biraz daha değiştiğini gösteriyor. 2015 yılı verilerine göre:

Yayıncılar çoğunlukla hafta içi paylaşım yapıyorlar ve etkileşimlerin en yüksek olduğu günler Perşembe ve Cuma olarak öne çıkıyor.
Pazartesi ile Perşembe arasında marka sayfalarının etkileşim oranlarında yüzde 3,5’luk bir düşüş olduğu görülüyor.
Saat 13:00’da yapılan paylaşımlar en çok paylaşımı alırken, saat 15:00’da yapılan paylaşımlar en çok tıklamayı getiriyor.

Twitter

Twitter’daki paylaşımlarla ilgili verileri de yine 2014 ve 2015 olarak ele alabiliriz. ilk olarak 2014 yılındaki verileri bir ele alalım:

Twitter üzerinde en iyi paylaşım zamanının 13:00 ile 15:00 arası olduğu belirtiliyor.
En çok etkileşim alınan günler ise Pazartesi ve Perşembe.
Pazartesi ve Perşembe, saat 09:00 ile 15:00 arası verimliliğin en çok arttığı zaman olarak öne çıkıyor.
Paylaşım yapılacak en kötü zamanlar ise her akşam 20:00’dan sonra. Ayrıca Cuma günleri öğlen 15:00’dan sonra atılan tweetlerin de etkileşimi oldukça düşüyor.
Twitter’da fotoğraflı içerik paylaşımı yüzde 36 oranında klikleri, yüzde 31 oranında ziyaretleri, yüzde 41 oranında retweetleri ve yüzde 48 oranında favorileri artırıyor.
2015 verilerini ele alacak olursak:

B2B şirketlerinin hafta içi, B2C şirketlerinin ise Çarşamba ve hafta sonu tweet atmaları halinde daha çok etkileşim aldıkları görülüyor.
Twitter’da en yüksek tıklama oranları saat 12’de ve saat 18:00’da geliyor. En çok retweet ise saat 17:00’da geliyor. Bunun sebebi ise saat 12’de kullanıcıların öğle arasına çıktıkları, akşam 18’de de işten çıktıları için Twitter’a yönelmeleri.

Instagram

Yapılan araştırmalar Instagram üzerindeki paylaşım zamanlarına da dair fikirler veriyor.

Instagram kullanıcılar tüm hafta boyunca, aktif olsalar da Pazar ve Pazartesi günü biraz daha aktifleşiyorlar.
En çok etkileşim mesai saatleri dışında gerçekleşiyor. Ancak öğlen saat 15:00 ile 16:00 arasında kullanıcılar mesaiden sıkılmaya başladıklarında Instagram üzerinde aktif hale geliyor.
Mesai saatleri arasında 1000 kullanıcıdan ortalama 22,5’i Instagram’da aktif vakit geçirirken, mesai saatleri dışında 1000 kullanıcıdan 33,4’ü aktif olarak bu mecrada vakit geçiriyor.
Sizin markanız için en iyi zaman hangisi?

Global yapılan araştırmalar, bu konuda size bir takım fikirler verebilir; ancak bu araştırmalar hiçbir zaman yüzde 100 olarak sizin iş modelinize uyumluluk göstermeyebilir. Bu durumda da en iyi paylaşım saatlerini sizin kendiniz bulmanız gerekiyor.

Bunu yapabilmek için de A/B testlerinden faydalanmanız, Twitter ve Facebook’un istatistikler bölümlerini analiz etmeniz gerekiyor. Bu iki sosyal ağın istatistikler bölümlerinden kullanıcıların demografik bilgilerinden, hangi saatlerde daha aktif olduklarına, hangi içerik tiplerine daha çok ilgi gösterdiklerini öğrenebilirsiniz.

Bunun yanı sıra farklı günlerde farklı saat dilimlerinde benzer içerik tiplerinin paylaşımlarını yaparak, sosyal medya pazarlamanız için testler hazırlayabilirsiniz.

Bu tip çalışmalar ve testler yapmak, şirketiniz için en ideal paylaşım zamanlarını bulmanız konusunda size yardımcı olacaktır. Çıkan verilere göre sosyal medya stratejinizi geliştirerek, bu kanaldan gelen geri dönüşümlerinizi artırabilirsiniz.

dwewwe

Girişimciler fikirlerinin başarılı olup olmayacağını nasıl öğrenebilirler?

Hakan

 

Girişimcilik Türkiye’de önemli bir rol kazanmaya başladı. Her ne kadar kendi girişimini kurmak isteyen ya da kuran birçok girişimci olsa da hayata geçen bu girişimlerin ne kadarı başarılı oluyor? Ya da sorulması gereken bir diğer soru; girişimciler iş fikirlerinin başarılı olup olmayacağını biliyorlar mı?

Bir iş kurmadan önce, o işin ne kadar başarılı olabileceğini analiz etmek gerekiyor. Bu şekilde bir çalışma yapılmadığında kurulan girişimlerin başarısız olma ihtimalleri daha da yüksek oluyor.

Bu nedenle girişimciler kendi işlerini kurmadan önce fikirlerinin başarılı olup olmayacağını test etmeliler ve bu konuda araştırma yapmalılar.

Bir hedef ve vizyonunuz var mı?

İşinizi kurmadan önce, daha fikir aşamasındayken dahi belli bir vizyon ve hedefiniz var mı? İnsanlar neden sizin markanızı ya da ürününüzü tercih edecekler? Siz tüketicilere ne sunmayı hedefliyorsunuz? Şirketiniz nasıl bir strateji ile ilerleyecek?

İşinizi kurmadan önce bu sorulara cevap vermeniz gerekiyor. Nasıl bir boşluğu doldurmayı düşündüğünüze karar vermeli ve tüketicilerin hangi sorunlarına çözüm sunacağınızı bilmeniz gerekiyor.

Yapacağınız işin bir pazarı var mı?

Daha basit anlatmak gerekirse, sunacağınız hizmet ya da ürünü tüketiciler satın alacaklar mı? Pazar araştırması yapmanız bu nedenle çok önemli. İnsanlar yaptığınız ürünleri satın alacaklar mı? Böyle bir pazar mevcut mu?

Eğer ortada bir pazar yoksa ve sizin gücünüz bir pazar yaratmaya yetmeyecekse fikriniz işe yaramayabilir. Bunun yanı sıra henüz pazarın durumu da sizin ürününüze hazır olmayabilir. Birçok şirket zamanından önce piyasaya girme hatasında bulunuyor ve beklenen sonuçları alamadıkları için iflas ediyor.

Henüz var olmayan ya da yeni oluşmaya başlayan bir pazara dahil olmayı da düşünüyor olabilirsiniz. Tüketiciler, siz onlara bir ürün sunmadığınız sürece ona ihtiyaçları olduğunu bilmezler. Bu nedenle yeni bir pazar oluşturmak mümkün. Ancak böyle bir risk alabilecek sermayeye ve güce sahip olmanız da gerekiyor. Gerekli pazarlama ve reklam çalışmalarına bütçe ayırabilmeli ve ürününüzü tanıtabilmelisiniz.

İşiniz ve pazar büyümeye devam edecek mi?

Pazarın büyüme ihtimalini de göz önünde bulundurmanız gerekiyor. İşiniz ve pazar ilerleyen dönemlerde büyümeye devam edecek mi? Büyüyen bir pazara giriş yapmak oldukça mantıklı bir hareket olacaktır.

Pazarın büyüme olasılığının yanı sıra şirketinizin de büyümesi gerekmekte. Küçük adımlarla başlayacak olsanız bile, işinizin büyüme planını hazırlamanız gerekiyor. 6 aylık, yıllık ve 2 yıllık planlarınızda ne kadar büyüceğinizi planlamalısınız. İşinizin ne kadar büyüyebileceğini hesaplayamıyorsanız bu da fikrinizin aslında çok başarılı olamayacağının başka bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

İşiniz karlı olacak mı?

Pazar analizini ve insanların satın alma alışkanlıklarını inceledikten sonra işinizin karlılığının da olması gerekiyor. Uzun soluklu olabilmek için şirketinizin para kazanması ve masraflarını karşılaması gerekiyor.

Bu durumda da yine vizyonunuz ve hedefiniz önemli bir rol oynuyor. Tüketicilere vereceğiniz hizmetin ve satacağınız ürünün kalitesinin yüksek olması gerekiyor. Müşteri memnuniyetini sağlayamadığınız takdirde satışlarınızı artıramaz ve kar elde edemezsiniz.

Rekabetten nasıl sıyrılacaksınız?

İş fikrinizi hayata geçirmeden önce rakip analizi de yapmanız gerekiyor. Pazarda kaç tane rakip firma var? Ne tür işler yapıyorlar?Online ve offline taraftaki reklam çalışmaları nasıl?

Bu şirketlerin analizini yaptıktan sonra, siz bu rekabetten nasıl sıyrılabileceğinizi planlamılısınız. Rekabetin yoğun olduğu bir pazara girecekseniz, diğer şirketlerin yapmadığı ya da tüketicilere sunmadığı bir şeyler sunmanız gerekiyor. Bunun yanı sıra sektör standartlarını da tutturmanız gerekiyor. Belli bir standardın altında kalmanız durumunda bu rekabet ortamında başarılı olmanız oldukça zor olacaktır.

dwewwe

E-ticaret şirketleri için 9 farklı içerik pazarlama yöntemi;

icerik-yontemleri

Var olana hedef kitleye ulaşarak etkileşimi artırmak ya da yeni hedef kitlelere ulaşmak için içerik pazarlamadan faydalanmak e-ticaret şirketleri için oldukça önem taşıyor.

Her ne kadar içerik pazarlama çalışmaları önemli olsa da markalar halen bu konuda yeterli çalışmayı yapmıyorlar. Rekabetin oldukça yoğun olduğu e-ticaret sektöründe öne çıkabilmek, diğer markalardan farklı olmak ve kullanıcılarla marka arasındaki bağı kuvvetlendirmek için içerik paylaşımları yapmak oldukça önemli.

E-ticaret sitelerinin bloglarında kullanabilecekleri farklı içerik türleri bulunuyor. Bu içerik tiplerinden birkaçına burada yer vereceğiz. Bu konseptlerden faydalanarak hedef kitlenize daha iyi bir hizmet sunabilir ve marka sadakati yaratabilirsiniz.

Listeler

Son dönemlerde liste içeriklerin popülerliği tartışılamaz. Birçok dijital yayın hatta geleneksel medya dahi liste içeriklere yönelmeye başladı.

Sektörünüz, markanız ya da ürününüzle ilgili ilgi çekebilecek konu başlıklarını çıkartıp, bu konuları bir liste olarak hazırlayabilirsiniz. Liste içeriklerde görsel ya da gif kullanarak bu içerikleri daha iyi bir hale getirebilirsiniz.

E-ticaret siteleri için “içerik pazarlamada strateji belirleme” adlı yazımızı okuyarak, konu başlıkları çıkarma konusunda daha detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.

Rehber yazıları

Ürünleriniz hakkında rehber yazıları hazırlayabilirsiniz. Bu ürünlerin nasıl daha iyi kullanılabileceğini ve tüketicilerin kullanıcı deneyimlerini artırmalarını sağlayacak bilgileri de bu yazılarda paylaşabilirsiniz.

Ürün karşılaştırma içerikleri

Sitenizde yer alan ürünlerin karşılaştırdığınız blog yazılarının yanı sıra farklı ürünlerin kıyaslamalarını yaparak tüketicilere ürün kıyaslamaları sunabilirsiniz. Tüketicilerin satın alma kararlarını bu tür içeriklerle etkileyebilirsiniz.

Bu içeriklerde ürünlerin teknik özelliklerini, artı ve eksilerini, kullanım alanlarını anlatarak bilgiler verebilirsiniz.

Video içerikler

Video içerikler son yıllarda oldukça popüler olmaya başladı. E-ticaret sitenizin bloguna trafik çekmek ve tüketicilere bir değer sunmak adına video içeriklerden faydalanabilirsiniz.

E-ticaret şirketleri için video kullanımı adlı yazımızda bu konu ile ilgili daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular üzerinde durun

Blogunuz için yeni fikirleri ve farklı yaklaşımlar arıyorsanız Sıkça Sorulan Sorular üzerinde durabilirsiniz. Müşteri hizmetleri bölümünüzden, tüketicilerin en çok sordukları soruları öğrenebilirsiniz ve bu konular üzerinde içerikler hazırlayarak detaylı bilgiler sunabilirsiniz.

İnfografiklerden yararlanın

İnfografikler son dönemlerde popülerliğini biraz kaybetmiş olsa da halen iyi sonuçlar getiren içerik türlerinden biri. Görsel ve grafiklerden oluştuğu için infografiklerin okunması daha kolay oluyor. Uzun bir blog yazısı yerine tüketiciler bu tip içeriklere daha çok dikkat edebilir.

Şirket, sektör ya da ürünle ilgili bilgilerin yer aldığı içerikler hazırlayabilirsiniz. Yukarıda bahsettiğimiz ürün karşılaştırma içeriklerini de infografikler halinde hazırlayabilirsiniz. Bu içerikleri PR ajansınız ile farklı yayıncı kuruluşlara gönderebilir ve böylelikle farklı internet sitelerinin okuyucu kitlesine de ulaşmış olursunuz.

Bir yazı dizisi hazırlayın

Ürünlerinizle ilgili bir yazı dizisi hazırlayabilirsiniz. Bu ürünlerin ilk günden itibaren kullanımını anlatan ve kullanan kişiye nasıl bir kolaylık sağladığını ya da ne gibi sorunlarını çözdüğünü anlatan bir yazı dizisi hazırlayabilirsiniz. Her gün ya da haftalık olarak bu yazıları yazarak ürün hakkında uzun soluklu bir kullanıcı deneyimi yazısı hazırlamış olursunuz.

Kullanıcılardan gelen içerikleri toplayın

Kullanıcılardan gelen içerikleri toplamak ve bunları blogunuzda yayınlamak da geri dönüşümlerinizi artırabilir. Kullanıcılardan gelen içerikleri daha detaylandıracak olursak, sosyal medya üzerinde tüketicilerin sizin ürününüzle ilgili paylaştıkları fotoğrafları toplayabilirsiniz.

Aynı zamanda bir hashtag oluşturarak tüketicilerin ürünle çekilmiş fotoğraflarını ya da kısa videolarını paylaşmalarını isteyebilirsiniz. Böylelikle kullanıcılar sizin için içerik üretmiş olacaklar.

Aynı zamanda tüketicilerden gelen bu içerikler ürünlerinizin doğal yoldan reklamını yapacak ve başka tüketicilere ürünün kullanım alanlarını göstereceği için satın alma davranışlarını etkileyecektir.

E-posta bülteni için farklı içerik çalışmaları yapın

Tüketicilere gönderdiğiniz e-postalarda sadece bültene abone olanların görebileceği farklı içerik çalışmaları da yapabilirsiniz. Özel olarak hazırlanan rehber ya da ilgi çekici liste içeriklerini e-posta üzerinden gönderebilirsiniz.

E-postalarınıza özel içerik üretmeniz, e-posta listenize yeni aboneler çekmenizi de sağlar. Böylelikle hem farklı içerikler oluşturmuş hem de abone sayınızı artırmış olursunuz.

dwewwe

 

En iyi e-ticaret firmalarının 4 temel özelliği;

IS-150615-basarili-eticaret-680x300

 

En iyi e-ticaret firmalarının 4 temel özelliği;

Yaşadığımız dijital çağda, alışverişin en sık tercih edilen yollarından biri haline gelen internet, birçok firmayı da bu alana çekti. Bu sebeple dijital pazarlama dünyası bugün büyük bir rekabete sahne oluyor.

Firmasını e-ticarete taşıyanların yanı sıra, sadece bu alanda hizmet veren küçük büyük firmaların sayısı da her geçen gün artıyor. Bu kadar yoğun bir rekabet ortamında diğerlerinin arasından sıyrılmak ve daha yüksek kazançlar elde etmek de gittikçe zorlaşıyor.

Peki ama rakiplerinin önüne geçen firmaların özellikleri neler? Dönüşüm oranlarını neler etkiliyor? Hangi özelliklere sahip siteler daha yüksek kazançlara ulaşabiliyor?

Ulunet Yazılım olarak bu soruları sorduk ve en çok kazanan, en iyi e-ticaret işletmelerinin ortak özelliklerini sizler için inceledik…

SEO optimizasyonuna önem veriyorlar

Dijital dünya, tüketicilere aradıklarına kolayca ulaşabilme, en uygun fiyata bulma, ürünleri karşılaştırma gibi birçok avantaj sunuyor. Bu anlamda arama motorları, tüketicilerin istedikleri ürünlere ulaşmak için en çok tercih ettikleri araçların başında geliyor. Bu sebeple arama sonuçlarında ilk sıraya yükselmeyi başaran firmalar da pazardan en büyük payı alıyorlar.

Siz de e-ticaretinizin başarısı için arama motoru optimizasyonlarına ağırlık verebilir ve Google gibi arama motorlarının sonuçlarında ilk sıralara yükselerek, hedef kitlenize kendinizi gösterebilirsiniz.

Hedef kitlelerinin ihtiyaçlarına cevap veriyorlar

E-ticaret sitelerine hedef kitlelerini çekmeyi başaran iyi firmaların bir diğer ortak özelliği; kitlelerinin ihtiyaçlarına, beklentilerine, soru ve sorunlarına en doğru çözümleri sunabilmek. Bunun için firmaların en sık tercih ettikleri yöntemler ise blog ve ‘sık sorulan sorular’ gibi bölümler.

Başarılı e-ticaret girişimcileri, düzenli olarak güncelledikleri blog içerikleriyle ürün ve hizmetleri hakkında en doğru bilgilendirmeyi kolayca yapabiliyorlar. Böylece, marka bilinirliklerini artırarak, potansiyel müşterilerinin ilgisini kolaylıkla çekebiliyor ve güvenlerini kazanabiliyorlar.

Ürün tanıtımlarını detaylandırıyorlar

Online alışverişin en büyük dezavantajları arasında, tüketicilerin ürünleri deneyemeden, göremeden almak zorunda olmaları geliyor. Başarılı e-ticaret firmaları, bu olumsuzluğun bilincinde olarak ürünlerini en net şekilde tanıtmaya büyük önem veriyorlar. Siz de ürün tanıtımlarınızın, tüketicilerin aklında hiçbir soru işareti kalmayacak şekilde net ve detaylı olmasına özen gösterebilirsiniz.

Bunun için öncelikle ürün tanıtımlarında sade ve anlaşılır bir dil kullanabilirsiniz. Ürün görsellerinin kaliteli olması ve her açıdan ürünlerinizin görülebilmesi de oldukça önemli. Eğer ürünlerinizin farklı ve karışık özellikleri varsa veya kullanım şekilleri ve yerleri önemliyse video tanıtımlarından da yararlanabilirsiniz.

Bunların yanında, ürünleriniz hakkındaki kullanıcı yorumlarını paylaşmanız da hedef kitlenizin aklındaki bazı sorulara cevap sunabilir.

Kullanıcı dostu ve hızlı sitelere sahipler

Tüketicilerin ilk tercihleri olmayı başaran e-ticaret sitelerinin hepsinin de hızlı açılan, sayfalar arası geçişleri problemsiz olan ve kullanıcı dostu arayüze sahip siteler olması tabi ki bir tesadüf değil.

Sitenize beğendiği ürünü almak için gelen bir müşteriniz, dakikalarca sayfanın ya da görselin yüklenmesini beklerse hiç tereddüt etmeden sitenizi terk edebilir. Böyle olumsuz müşteri deneyimleri yaratmamak ve e-ticaretinizi sekteye uğratmamak için sitenizin etkili ürün yönetimi sunan, güçlü bir teknik altyapıya sahip olması çok önemli.

Türkiye’nin en çok tercih edilen e-ticaret altyapı sağlayıcısı Ulunet Yazılım olarak sürekli güncellenen güçlü altyapı desteğimizle, yanınızdayız. Siz de Ulunet Yazılım’ın sunduğu akıllı e-ticaret paketleriyle kısa zamanda, e-ticarette dönüşümü yüksek firmalar arasındaki yerinizi alabilirsiniz.

sd

6 adımda internetten satış için şirket kurmak;

Mit einem Klick online bestellen

 

6 adımda internetten satış için şirket kurmak;

İçinde bulunduğumuz “dijital çağ”, hızla ve önemli ölçüde girişimcilerin ticaret yapma biçimini değiştiriyor. Bu anlamda, online alışveriş yapanların sayısının artması; internetten satış için şirket kurmak isteyen birçok girişimciyi, digital bir mağaza açarak e-ticaret sektörüne adım atmaya yöneltiyor.

Bilindiği gibi; fiziksel bir mağaza sahibi olmak ile karşılaştırıldığında, internetten satış için şirket kurmak, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşük olması nedeniyle son derece kolay. Bu nedenle, internetten satış için şirket kurmak; birçok fiziksel mağaza sahibi için işlerini büyütmenin ve satışlarını artırmanın en önemli yollarından biri olarak görülebilir.

İşte internetten satış için şirket kurmak isteyen girişimcilerin izleyebilecekleri temel adımlar ve önemli ipuçları…

1. İnternetten satış için şirket kurma zorunluluğu

İnternetten satış için şirket kurmak; şirketin herhangi bir şahıs veya anonim ya da limited şirketi olması önemli olmaksızın, internette satılacak ürünlerin vergilerinin ödenmesi amacıyla zorunlu tutuluyor. Ayrıca internetten satış için şirket kuran girişimciler; fiziksel bir mağazası da varsa, farklı bir şirket kurmak zorunda olmadan doğrudan ürünlerini dijital mağazalarında satışa sunabilir.

2. Domain kiralama (alan adı) ve hosting (web barındırma) hizmeti alma

İnternetten satış için şirket kurma sürecinize, siteniz adına bir isim yani “domain” tescil ettirerek başlamanız; ardından da bu “domain” için bir “hosting” hizmeti satın almanız son derece önemli. Bu arada, internette “domain” genellikle yıllık olarak kiralansa da; daha uzun süreli “domain” kiralamak da mümkün.

Şirket kurma süreciniz için önemli bir adım olan “hosting” ise; e-ticaret sitenizde yer alacak olan tüm görsel ve yazılı içerikleri internette barındırmanız gereken alan olarak tanımlanabilir. Bu anlamda, bir “hosting” sunucu altyapınız olmadan siteniz için “domain” oluşturulamayacağını; dolayısıyla sitenizin internette yayınlanamayacağını da vurgulayalım.

3. Bütçe ayırma

İnternetten satış için şirket kurmak, belirli bir bütçe ayırmayı gerektirir. Bu anlamda bütçenizi belirlerken e-ticaret sitenizin kurulum, yazılım ve sitenize ürün tedariği için gereken maliyetlerinizi iyi hesaplamanızda büyük yarar var.

Bütçeniz, e-ticaret sitenizin büyüme stratejisine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu konuda ya uzun vadede bir gelir kalemi oluşturarak yavaş ve kararlı ilerlemeyi ya da kısa vadede önemli bir noktaya gelmek için, dijital pazarlama araçlarını etkin kullanmayı tercih edebilir ve bütçenizi de tercihinize göre belirleyebilirsiniz.

4. Güçlü bir altyapı kurma

İnternetten satış için şirket kurma konusunda, dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri de; güçlü ve kusursuz bir e-ticaret altyapısına sahip olmak geliyor. E-ticarete yeni adım atan girişimciler, çoğunlukla kendilerini bir e-ticaret sitesinde yer alması gereken önemli özelliklere karar verebilecek kadar yetkin hissetmedikleri için; bu konuda tecrübeli bir şirketin yardımını alabilirler.

5. Ürünleri netleştirme

İnternetten satış için şirket kurarken netleştirmiş olmanız gereken diğer bir konu da; sitenizde satacağınız ürünler. Bildiğiniz gibi; fiziksel bir mağazanız varsa, oradaki ürünlerinize ek olarak sitenizde sınırsız sayıda ürünü satışa sunabilirsiniz. Fakat e-ticarete yeni adım atacak olan girişimcilerin; sitelerinin açılışını yapmadan önce, hem ürünlerini hem de tedarikçilerini netleştirmelerinde fayda var.

6. Ödeme seçeneklerini belirleme

İnternetten satış için şirket kurmadan önce, sitenizde kullanacağınız ödeme seçeneklerini de belirlemiş olmanız gerekiyor. Çünkü bu anlamda; ödeme ve kargo seçeneklerine göre, bir banka şubesine giderek e-ticaret şirketiniz için bir hesap açtırmanız ve bir kargo şirketiyle anlaşmanız gerekebilir. Ayrıca kredi kartı ile ödeme kabul edecekseniz, bankalara sanal POS başvurusu yapmanız; bunun için de bankanın istediği kriterlere uyan bir e-ticaret sitesine sahip olmanız son derece önemli.

Paylaştığımız ipuçlarından yola çıkarak, siz de internetten satış için şirket kurmanın önemli adımları hakkında bilgi sahibi olabilir ve internetten satış yaparak gelirinizi önemli ölçüde artırabilirsiniz. ULUNET YAZILIM, e-ticarette satışlarınızı ve kârlılığınızı artıracak her konuda size özel ve akıllı çözümleriyle her zaman yanınızda…

dwewwe

E-ticarette müşteriye güven sağlamanın 5 yolu;

1457532_10153561255675057_1398361231_n

Mağaza alışverişi ile internet üzerinden yapılan alışverişin farklarından biri de müşterinin güvenini kazanma yöntemlerinde gizlidir. Günümüzde müşterilerin bir kısmının internet üzerinden alışverişe halen başlamamış olmalarının nedenlerin başında sitelerin güvenilirliği konusundaki bilgi eksiklikleri geliyor.

Fiziksel bir mağazadan alışveriş yapanlar, ürün konusunda merak ettikleri her detayı kolayca öğrenebilecekleri, ürünü kısa sürede kullanmaya başlayacaklarını ve en önemlisi ürünle ilgili bir sorun oluştuğunda çözüm için ne gibi seçenekleri olduğunu biliyorlar. Ama fiziksel mağazalar ile sanal mağazaların arasındaki bu olumsuz gibi görünen farkı lehinize çevirmenin yolları da olabilir.

Ulunet Yazılım olarak e-ticarette müşterilerinize güven sağlayabilmek için işinize yarayabilecek bazı ipuçlarını sizler için bir araya getirdik…

1- Site görünümü ile güven aşılamak

Güven sağlamakta ilk izlenimin payı çok büyüktür. Web sitenizi ilk defa ziyaret eden birinin uyumsuz renkler, kullanışsız tasarım veya bozuk bir anlatım ile karşılaşması sizin adınıza eksi puan olacaktır. E-ticaret sitenizin görünümü ne kadar profesyonel olursa “güvenilir marka” olarak anılma şansınız da o kadar artar.

2- Fiyatlarda sürpriz yaşatmayın

Ürün sayfasına fiyatı yazarken dikkat edilmesi gereken nokta, alıcıya sonradan beklemediği ekstra masraflar çıkarmayacak şekilde düzenlenmesidir. Eğer müşteriniz bir malı X TL olarak görmüşse “satın al” düğmesine tıklandığında ek kargo ve paketleme masrafları ile fiyatın X+15 TL ye çıktığını görmekten hoşlanmaz. Bu sebepten ürün sayfasında varsa diğer masrafları da baştan yazmanız, web sitenizin bu konuda kötü şöhret kazanmasını engelleyecektir.

3- Güven sağlayıcı ifadeler kullanın

Siz güvenilir olduğunuzu biliyorsunuz, fakat potansiyel müşterilerinize de bunu hissettirmenin yollarını bulmak gerekiyor. Örneğin satış esnasında kullanıcıya ait kişisel bilgilerin 3. kişilerle kesinlikle paylaşılmayacağı konusunda ufak bir not etkili olabilir. Bunun yanı sıra ürünün iade şartlarını da sitenizde belirtmenizde fayda var.

4- SSL kullanımı

Ödeme işleminizin SSL ile şifrelendiğinden emin olun. Eğer IdeaSoft akıllı e-ticaret paketlerini kullanıyorsanız bu konuda zaten endişe etmenize gerek yok. IdeaSoft e-ticaret sitenizdeki güvenliği üst seviyeye taşıyacak önemlerle donatılmıştır. Fakat farklı bir alt yapı kullanıyorsanız bu anlamda çok hassas olmanızı öneririz.

5- Sosyal meydanın gücü

Sosyal ağ sitelerinin kullanımı e-ticaretin her alanında olduğu gibi müşterinin güvenini kazanma konusunda da son derece etkili olabiliyor. Müşterilerin pozitif yorumlarının sosyal medya sitelerinde yayılması e-ticaret sitenizin “şöhretini” arttırır. Potansiyel birçok müşteri de bu şöhreti bir güvenilirlik işareti olarak görüp alış verişlerinde sitenizi tercih etmeye başlayabilir. Mutlu müşteriler tarafından yapılan reklam, en iyi reklamdır.

Bir e-ticaret sitesi olarak güven aşılamak, her zaman çok kolay olmayabilse de son derece önemli bir konudur. Kullandığınız e-ticaret alt yapısı bu anlamda en büyük yardımcınız olacaktır. Ulunet Yazılım, sağladığı benzersiz seçenekleri ile güven veren bir e-ticaret sitesi sahibi olmanız için her zaman yanınızda.

dwewwe

Mağaza içinde mobil cihaz kullanımının e-ticaret şirketlerine etkileri;

magaza-icinde-mobil-kullanimi

 

Mobil cihazların artık hayatımızın bir parçası haline gelmesi, hem offline hem de online hayatımızın farklı bir şekilde ilerlemesine yol açıyor ve alışveriş alışkanlıklarımızı da yavaş yavaş değiştirmeye başlıyor.

Tüketiciler artık mağaza içinde de mobil cihazlarını kullanarak, offline olarak yaptıkları alışverişlerde dahi online kanallardan destek alıyor. Mağaza içinde mobil cihaz kullanan tüketicilerin alışkanlıklarını incelemek, e-ticaret siteleri için de aslında bir fırsatın ortaya çıkmasını sağlıyor.

Tüketiciler alışverişlerini yaparken online mağazaları da ziyaret ediyor. Markalar bu davranışlardan yararlanarak, mobilden gelen ziyaretçileri yakalayabilir ve geri dönüşümlerini artırma şansı yakalayabilirler.

Tüketiciler belli bir siteye gitmektense Google’da arama yapıyor

Mağaza içinde mobil cihazlarını kullanan tüketiciler, belli bir internet sitesine ya da mobil uygulamaya girmek yerine arama motorlarında ürün araması yapmayı tercih ediyor.

Tüketicilerin mağaza içindeyken mobil kullanım alışkanlıklarının bu yönde olması SEO çalışmalarının ve Adwords kampanyalarının önemini daha da artırıyor. Sitenizin SEO’sunu iyi bir şekilde yapmanız ve tüketicilerin offline’da en çok alışveriş yaptığı saat aralıklarında da Adwords kampanlarınızı aktif etmeniz bu tüketicilere ulaşmanızı sağlar.

Tüketiciler alışverişe çıkmadan önce de akıllı telefonlarını kullanıyorlar

Mobil kullanım alışverişe çıkmadan önce de oldukça yaygın. Tüketiciler fiziki mağazalara gitmeden önce çeşitli amaçlarla akıllı telefonlarını kullanıyor. Bunların başında fiziki mağazaların lokasyonlarına ve çalışma saatlerine bakmak geliyor.

Bunlardan sonra ilgilendikleri ürünlerin fiyatlarını internet üzerinden kontrol ediyorlar ya da karşılaştırıyorlar, e-ticaret sitelerinin sunduğu kampanyaları inceliyorlar ve ürün açıklamalarını okuyorlar.

E-ticaret şirketleri bu davranışları göz önünde bulundurarak internet sitelerindeki ürün açıklamalarını detaylı bir şekilde sunabilirler. Adwords reklamlarınızda ilgili kampanyalarınızı öne çıkarabilir ve eğer fiziki mağazanız varsa çalışma saatlerinizi ve açık adres bilgilerinizi buraya ekleyebilirsiniz.

Tüketticiler ürünle ilgili yorumlara bakıyorlar

Kullanıcı yorumlarını incelemek de offline mağazalarda alışveriş yapan tüketicilerin akıllı telefonlarıyla yaptığı bir diğer aktivite. Bir ürün hakkında kararsız kalan tüketiciler internet üzerinden başka tüketicilerin yorumlarına değer verebiliyor.

E-ticaret siteleri SEO ya da Adwords kampanyalarıyla bu tüketicileri kendi internet sitelerine çekebilirler; ancak sitelerinde kullanıcı yorumları yer almadığında bu ziyaretçiler başka sitelere geçiş yapabilir. Bu nedenle kullanıcılardan gelen olumlu ve olumsuz yorumlara da sitede yer vererek mobilden gelen tüketicilerin isteklerini karşılayabilirsiniz.

Mobile uyumlu siteleri ziyaret ediyorlar

Mağaza içinde akıllı telefonundan bir ürün arayan kullanıcı, bir internet sayfasını ziyaret edeceği zaman bu sayfanın mobile uyumlu olmasını istiyor. Sayfaların ekrana tam oturmuş bir şekilde açılmasını, rahat bir şekilde sayfa içeriğini okuyabilmeyi ve ekranı sağ ya da sola sürüklemeden kullanılabilmesini istiyor.

Bu durumda da e-ticaret şirketlerinin mobilden gelen bu ziyaretçileri internet sitelerinde tutmak için mobile uyumlu bir tasarıma ihtiyaçları oluyor. Mobilden gelen trafiği iyi bir şekilde değerlendirebilmek ve bu kullanıcıların dikkatini çekebilmek için mobile optimize edilmiş internet siteleri gerekiyor.

Google’ın son dönemlerde de yaptığı değişiklikler sonrası akıllı telefonlardan bir arama yapıldığında, çıkan sonuçlarda ilgili sayfaların yanında sitenin mobile uyumlu olup olmadığı da belirtiliyor. Kullanıcılar bu uyarıları dikkate alarak istedikleri siteleri ziyaret edebilirler. İnternet siteniz mobile uyumlu değilse, kullanıcının yaptığı aramayla en iyi eşleşen sonuçlara sahip olsanız bile tüketici kullanıcı deneyiminden memnun kalmayacağı için sitenizi terk edebilir ya da mobile uyumlu olmadığı için sitenizi açmayabilir.

dwewwe

E-ticaret sitenizin tasarımıyla dönüşüm oranınızı artırmanın ipuçları;

11427230_10155681447725057_7423847396627032905_n

Gelişen e-ticaret nedeniyle, e-ticaret sitesi sahiplerinin dönüşümü artırmak adına; genellikle vakitlerinin büyük bir kısmını ayırmaları gerekiyor. Bu anlamda, dönüşüm sağlamak amacıyla e-ticaret sitelerinin her sayfasının optimize edilebilmesi için; SEO, sosyal medya ve inbound pazarlama gibi, dijital pazarlamanın sunduğu tüm olanaklardan yararlanmaları son derece önemli.

Diğer taraftan, e-ticaret sitenizin; iyi bir tasarıma sahip olması ve potansiyel müşterileriniz tarafından benzersiz, profesyonel ve güven verici olarak algılanması da dönüşüm oranınızı artırabilir. Çünkü bu sayede daha fazla sayıda potansiyel müşteriniz, sitenize bir marka olarak güvendiği için müşterinize dönüşebilir; sitenizden daha sık ürün satın alabilir ve onu arkadaşlarına da önererek e-ticaret markanızın büyümesini sağlayabilir.

Ulunet olarak; e-ticaret sitenizin tasarımı ile dönüşüm oranınızı artırmanızın önemli ipuçlarını sunuyoruz.

Site tasarımınızla dönüşüm oranınızı artırın

Online satış yapmak, fiziksel bir mağaza sahibi olmaktan çok da farklı değil. Çünkü her ikisinde de süreç, mağazaya giren bir potansiyel müşteri ile başlıyor. Bu anlamda, site tasarımınızla iyi bir izlenim yaratarak onların alışveriş deneyimini daha verimli hale dönüştürmeye çalışmanız ve bu amaçla onlara özel teklifler sunarak e-ticaret sitenizi ve yaptığınız işi tanımalarını sağlamanız son derece önemli. Çünkü eğer bunu gerçekleştiremezseniz, potansiyel müşterileriniz; rakiplerinizin online mağazalarına yönelerek oradan alışveriş yapmayı tercih edebilir. Bu nedenle, dönüşüm için online mağazanızın tasarımını optimize ederek başlamanızda büyük yarar var.

Ulunet’in, akıllı e-ticaret paketleri içerisindeki şablonlar ve tasarım seçenekleri ile orjinal bir siteye sahip olabilir; konsept tasarım hizmetinden yararlanarak, kurumsal kimliğinizi yansıtan, benzersiz bir site tasarımıyla öne çıkabilirsiniz.

Ürün sayfalarınızda dönüşüm sağlayın

Sitenizdeki en önemli sayfaların başında ‘ürün sayfalarınız’ gelir. Çünkü potansiyel müşterileriniz sitenizin ürün sayfasına girdiklerinde; yaşadıkları deneyime bağlı olarak, ürününüzü satın almaya karar verebilirler. Aslında tam da bu aşamada; yani potansiyel müşterilerinizin ürün sayfanızı ziyaret ettiği sırada, ürün sayfanızdaki ürün başlıkları, görseller ve açıklamalar ile onların işini kolaylaştırabilirseniz; onları müşterilerinize dönüştürme olasılığınız da artabilir.

Sakin ve markanızla tutarlı bir biçimde ilerleyin

“Tutarlılık”, bir marka oluşturmanın ve geliştirmenin en etkili unsurlarından biri olduğu için; e-ticaret sitenizin bir marka olarak tutarlı olması son derece önemli. E-ticaret siteniz büyük bir olasılıkla; bir gün, bir marka olarak evrimleşecek olsa da, bunun gerçekleşmesi için haftalar yerine yıllar gerekebilir. Bu nedenle; markanız konusunda verdiğiniz kararlarınızın her zaman arkasında durarak, markanızın kimliği ile birlikte sabırlı ve tutarlı bir biçimde ilerlemeniz iyi bir fikir olabilir.

Paylaştığımız ipuçlarından yararlanarak, siz de e-ticaret sitenizin marka kimliğini yansıtan benzersiz bir tasarıma sahip olabilir; bu sayede, güvenilirliğinizi ve dönüşüm oranınızı artırabilirsiniz.

dwewwe